Esra Taşlıyük Hakkında
Yaratıcılık Atölyesi İzmir
Esra Taşlıyük hakkında
Tiyatro Yönetmeni, Drama Lideri, Yazar, Sürekli Öğrenci
Severek yapılan işin çıktısı bir başka oluyor. İşimi hep severek yaptım. Çalışmayı, üretmeyi hep sevdim. Fark yaratmayı, değer katmayı hep hedef edindim. 7 yaşında sınıf arkadaşlarıma kendi ürettiğim oyuncakları satarak beliren bir şeyler yapma motivasyonum, 9 yaşında kağıt-kalemle oluşturup komşulara sattığım “Bizim Evden Haberler” gazetesiyle sürdü. 16 yaşında anketör, 17 yaşında muhabir, 18 yaşında editör, 21 yaşında iletişim uzmanı oldum. O günden bugüne değin beş halka arz projesinin, dünyanın en büyük yedinci fuarının, çeşitli sektörlerden kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin kurumsal iletişim çalışmalarında görevler üstlendim. Gölge yazar olarak beş kitap, üç tez yazdım. Sosyal sorumluluk, medya, etkinlik yönetimi, e-PR, drama ve tiyatro alanlarında projeler yaptım. Şimdilerde bir yandan öğrenmeye bir yandan da alan açmaya ve birlikte üretmeye devam ediyorum.
1982’de İzmir’de doğdum ve Karşıyaka’da büyüdüm. 2002’de üniversite için Edirne’ye gidip iki yıl Edirne, 16 yıl İstanbul maceralarımın ardından 2018’de memleketime geri döndüm. Yaşamıma o kadar çok deneyim sığdı ki… Şehir değişiklikleri, kurumsal yaşam, varlıklar, yokluklar, kavuşmalar, ayrılıklar, hayvanlar, çocuklar, tiyatro, sağlık sınavları… Pek çok açıdan damdan düşmüşlüklerim oldu.
Trakya Üniversitesinde Halkla İlişkiler okudum. Gazetecilik, kurumsal iletişim uzmanlığı, danışmanlık ve yazarlık yaptım. Aslında en uzun deneyimim kurumsal iletişim alanında oldu. Sanayi, yazılım, fuarcılık, sağlık gibi sektörlerde irili ufaklı onlarca marka için çalıştım; yeri geldi marka yaratım sürecinde, yeri geldi parlatım sürecinde yer aldım. Dünyanın en büyük 7. fuarının iletişimini üstlendim örneğin. Beş tane halka arz projesinin iletişimini de… TÜBİTAK ile de çalıştım, TÜSİAD ile de. Holding ile de çalıştım, Anadolu KOBİ’si ile de.
Elim hep kalem tuttu. Hep yazarak kazandım. Basın bülteni de yazdım kitap da… Proje de yazdım reklam da… Son derece koyu renk takım elbiseli olan ve saatlerin hep son teslim tarihine beş kalayı gösterdiği kurumsal yaşama renk katmak için elimden geleni ardıma koymadım. Koroya da katıldım İngilizce de öğrendim. Köpek de besledim kuş da… Ve ilk fırsatını bulduğumda çocukluk hayalim olan tiyatroya koştum. “Bu yaştan sonra oyuncu mu olacaksın?” diyenlere kulak asmadan katıldığım pratikler ve nitelikli içerik çalışmalarıyla bu tutkumu bir yaşam biçimine dönüştürdüm. Kendime yeni bir yol, yeni bir oyun alanı açtım.
Son beş yıldır tiyatro ve yaratıcı drama alanında çocuklarla ve yetişkinlerle buluşuyor, sahne ve üretim süreçlerini paylaşıyorum. Çalışmayı ve üretmeyi hep sevdim. Hele işin içinde çocuk olunca, sanat olunca, yaratıcılığa fırsat veren özgür bir zemin olunca… Çocukları hep sevdim. Tiyatroyu, sahnede ve üretim sürecinde olmayı hep sevdim.
Sırada geleceğe dair hayallerim var. Benim için üretmek, para kazanmanın ötesinde, keyif alarak değer yaratmaya devam etmek demek. Hep sevdiklerimi bir arada yapmak… Bunun formülünü Oyun Küpü’nde buldum. Oyun Küpü ile hayat çok renkli, çok keyifli. Bu keyfe ortak olan ve olacak tüm arkadaşlarıma, yolculuğumun bu yönde evrilmesine katkıda bulunan herkese teşekkür ederim.